30 Mayıs 2017, Salı
Önemli Haber

Ay’ın Etkisi

Bazı balıklar deniz geri çekilirken kıyıya çıkıp, yumurtalarını sular sığken bırakırlar. Balık dalgayla birlikte hareket ederek kumun üzerine çıkar, yumurtalarını bırakır ve yine dalgayla okyanusa geri döner. Belli bir süre sonra sular yükselecek, o zamana kadar yumurtalar kırılmış ve yavrular dışarı çıkmış olacaktır. Daha sonra yükselmiş olan su onları denize taşıyacaktır. Bu balıkları incelemiş olan bilim adamları oldukça şaşırmıştır çünkü bu balıklar yumurtalarını bırakmak için daima suların çekildiği zamanı kollamaktadırlar. Eğer yumurtaları sular yükseldiğinde bırakmış olsalardı, su yumurtaları sürükleyip götürecekti. Oysa onlar yumurtaları sular geri çekilmekteyken bırakıp, kendileri de bir süre dalgaların içine girip geriye çekilirler.

Gelgit de onların yumurtalarını bıraktıkları noktaya ikinci bir kez geri dönmez bu sayede de yumurtalar su tarafından sürüklenip gitmemiş olur. Bu balıkların suyun ne zaman geri çekileceğini biliyor oluşu bilim adamlarını oldukça şaşırtmaktadır. Ufacık bir zamanlama hatası bile yapmış olmaları bu yumurtaların suda yok olup gitmesine yol açardı. Oysa yüz binlerce yıldır asla hata yapmamışlardır. Hata yapmış olsalar zaten tür olarak yok olup gitmiş olurlardı. Ama asla hata yapmadılar. Peki bu balıklar gelgit hakkında bilgi edinmelerini sağlayacak nasıl bir donanıma sahipler? Suyun ne zaman yükseleceğini hisseden nasıl bir duyu organları var? Bu balıklardan bir seferde aynı anda yüz bin tanesi kıyıda toplanıyor.

Demek ki belli bir sinyal sistemine, bir aktarıcıya sahip olmalılar. Binlerce mil uzaklıktan gelen yüz binlerce balık aynı anda okyanus kıyısında toplanıyor. Bu olguyu incelemiş olanlar, Ay’dan başka bir bilgi kaynağının mevcut olamayacağını ileri sürüyorlar. Balıkların içgüdüsünün kaynağı da Ay’dır çünkü balıklar iç güdüsel olarak suyun ne zaman alçalıp yükseleceğini bilmektedirler. Gelgiti bilmelerine neden olabilecek tek yol vardır o da Ay’ın etkisidir. Bir başka olasılık daha mevcut olabilirdi.

 

Sangeet’le Ankara-İstanbul-İzmir’deki Aile Dinamikleri Seminerleri ve OSHO Aile Dizimi Çalışmaları için lütfen YAZIYI ya da RESMİ TIKLAYINIZ

 

Balıkların bir şekilde okyanus dalgaları tarafından etkileniyor olabilecekleri de var sayılmaktaydı. Bu nedenle bilim adamları onları dalgaların olmadığı bir yere yerleştirdi; suyun içinde, ışıksız bir yerdeydiler. Ancak elde edilen sonuçlar oldukça şaşırtıcıydı. Balıklar karanlıkta kaldıkları, Ay veya herhangi başka bir ışığı göreme- dikleri halde, Ay tam olarak okyanusta yumurtladıkları konuma geldiği anda, laboratuvarda yumurtlamaya başladılar.

Peki bu gerçek neyin göstergesiydi? Okyanus dalgalarının konu dışı olduğunun… Kimileri de bu eylemi başlatan şeyin balıkların birbirlerine gönderdikleri sinyaller olduğunu ileri sürebilir ama bu hipotez geçerli değildir. Bilim adamları balıkları birbirlerinden soyut- lanmış olarak da gözlemlemiştir. Bu balıkları şaşırtmak için ellerinden geleni yapmışlardır. Onları geceyle gündüzü ayırt edememeleri için yirmi dört saat karanlıkta bekletmişlerdir. Aynı şekilde yirmi dört saat boyunca da ışık altında tutup hareketlerini gözlemlemişlerdir. Ayrıca zaman zaman ışığını kısıp, zaman zaman da arttırdıkları yapay bir Ay oluşturup balıkları gözlemlemeye çalışmışlar ama anları şaşırtmayı asla başaramamışlardır.

Gerçek Ay ne zaman doğru konuma gelse, balıklar ancak o zaman yumurtlamışlar, o anda neredelerse yumurtalarını oraya bırakmışlardır.

(astroloji kitabından alıntı…)

İndirimli almak için tıklayınız

 

Hakkında Amrit Sangeet

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir