30 Mayıs 2017, Salı
Önemli Haber

Kendine Saygı Duy!

Sürekli sorumluluğunu başka birisinin omuzlarına yüklüyorsun: Tanrı sorumludur, kader sorumludur, Adem ile Havva sorumludur. Tanrı’ya itaat etmemesi için Havva’yı kandıran yılan; bu yılandır sorumlu. Sorumluluğunu başka birisinin üzerine yığmanın ahmaklığını görebiliyor musun? Belki milyonlarca yıl önceki bir yılan …

Bir sürüngenle, bir yılanla küçücük bir konuşma yapmak için büyük çaba sarf etmiştim: Onlar konuşmuyor. Aslında, onlar duymuyor bile. Sürüngenlerin kulakları olmadığını keşfettim, kulaklar onların fizyolojilerinin bir parçası değildir. Ve şayet onlar duyamazlarsa nasıl konuşabilirler? Ve Havva’yı nasıl ikna edecekler?

Ancak, biz sorumluluğumuzu başka birisine atmak zorundayız. Adem onu Havva’ya atar. Havva onu yılana atar. Yılan – eğer konuşabilseydi – Tanrı’nın üzerine atardı. Bu şekilde, kendinden sorumlu olmadığın sürece, hakikaten bir birey olmadığını anlamadan sorumluluğunu atmayı sürdürürsün. Sorumluluğu küçültmek bireyliğini tahrip eder.

Ancak, sen sorumluluğunu sadece kendini muazzam bir şekilde sevdiğin zaman kabul edebilirsin. Ben sorumluluğumu kabul ediyorum ve onun için de mutluyum. Asla sorumluluğumu kimsenin üzerine atmadım çünkü bu, özgürlüğü kaybetmektir; bu, köle olmaktır; başkalarının insafına kalmaktır. Her ne isem, tamamen ve sadece ondan sorumluyum. Bu bana büyük bir güç veriyor. Bu beni köklendirir, merkezlendirir. Ancak, bu sorumluluğun kaynağı şudur: Kendimi seviyorum. Ben de aynı türden kitlesel sömürüden geçmiştim. Ancak, en başından itibaren şunu çok net bir şekilde ortaya koydum: Eğer cennetin içine doğru itilecek olursam, onu reddedeceğim. Kendi irademle cehenneme gitmeye hazırım.

En azından kendi bağımsızlığıma, kendi seçimime sahip olacağım. Anne babam, öğretmenlerim, profesörlerim benimle mücadele etti ancak, ben “Kesin olan bir şey var: Bir köle olmak için hiçbir rüşveti kabul edemem. Bunun yerine cehennem ateşinde sonsuza kadar yanarak acı çekmeyi tercih ederim ama kendim olarak kalacağım. En azından, bu kadarcık keyfim olacak; bu benim seçimim, kimse bunu bana dayatmadı,” dedim. Cennete bir mahkum olarak alınmaktan mutlu olacağını mı düşünüyorsun? İsa’yı ya da Musa’yı ya da Buda’yı ya da Krishna’yı izleyerek cennete gitmek; körlemesine bir inanan olmanın beklendiği bu cennet nasıl bir yer olacak? Soru soramazsın, hiçbir şey hakkında sorgulama yapamazsın. Bu cennet cehennemden daha kötü olacaktır. Fakat insanlar kendi öz kaynaklarından saptırılmıştır.

İnsan olmanın, çocuk yaratıp, yetiştirmenin ilkelerini keşfetmek için Ankara, İstanbul
ve İzmir’de Sangeet’le Aile Dinamikleri Seminerleri… 

Ben senin yuvaya dönmeni istiyorum. Kendine saygı duy. Varoluş, sana ihtiyaç duyduğu için onurlan ve keyif al; aksi takdirde burada olmazdın. Varoluş sensiz olamayacağı için mutlu ol. Her şeyden önce sen bu nedenle buradasın: Varoluş sana bir fırsat vermiştir; içinde gizlenen muazzam hazinelere – güzelliğe, saadete, özgürlüğe – sahip bir hayat.

Ancak, sen varoluşçu değilsin! Sen Hıristiyansın, sen Budistsin, sen Hindusun ve ben senin sadece tek bir şeye inanmanı isterim ve ben senin tek bir şeye inanmanı isterim: Varoluş. Hiçbir sinagoğa ya da hiçbir kiliseye gitmeye gerek yok.

Şayet gökyüzünü, yıldızları, günbatımını, gündoğumunu, açan çiçekleri, şarkı söyleyen kuşları yaşayamazsan… Tüm varoluş bir vaazdır! Aptal bir din adamı tarafından hazırlanmamıştır: O her yerdedir.

Sadece kendine güvenmen gerekir; bu, kendini sevmenin başka bir adıdır. Ve sen kendine güvendiğinde ve sevdiğinde açık bir şekilde her ne isen, her kim isen onun sorumluluğunu kendi omuzlarına almışsındır. Bu öylesine muazzam bir varlık deneyimi sağlar ki hiç kimse seni bir daha esir edemez. Kendi ayakları üzerinde durmaya muktedir olan bir bireyin güzelliğini görebiliyor musun? Ve ne olursa olsun – coşku ya da hüzün, yaşam ya da ölüm – kendini seven insan o kadar bütündür ki o sadece hayattan tat almakla kalmaz, ölümden de keyif alabilecektir.

 

gece yatmadan osho oshoturk ganj

kitabı hemen indirimli satın al…

Hakkında Amrit Sangeet

Bir de buna bakmaya ne dersiniz?

Tanrı Nedir ?

İskender bilgeye sormuş: “Tanrının ne olduğunu öğrendiğini duydum. Lütfen bana anlat. Ben arayış içindeyim ve …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir