30 Mayıs 2017, Salı
Önemli Haber

Modern Derviş

Hindistan demiryollarını, bekleme odalarını bilmezsin; Hintlilerin nasıl yaşadığını bilmezsin. Hijyenik değildir, çirkindir ama onlar buna alışıktır.

O yıllarda İsa’nın haç üzerinde çektiği kadar acı çektim, belki daha fazlasını çektim. Haçta olmak yalnızca birkaç saat gerektirir. Suikaste kurban gitmek daha kısa. Ama Hindistan’da gezgin bir usta olmak şaka değildir.

UYANMIŞ ADAM, İNSANLIĞI ÖYLESİNE DERİNLİĞİNE ANLAR Kİ; KENDİNİ ANLAYARAK TÜM insanların içinde bulunduğu sefil durumu anlamıştır. İnsanlar için üzülür; merhametlidir. Kötülüğe kötülükle karşılık vermez, çünkü baştan gücenmez. İkinci olarak, senin için üzülür; sana karşı düşmanlık hissetmez.

Bir kez Baroda’da oldu. Büyük bir kalabalığa konuşuyordum. Ön sırada oturan biri söylediklerimden o kadar rahatsız oldu ki kontrolünü kaybetti; sağduyusunu kaybetti. Ayakkabılarından birini bana fırlattı. O anda öğrenciyken voleybol oynadığımı hatırladım ve ayakkabısını havada yakaladım, diğerini istedim. Adam ne yapacağını şaşırdı! Dedim ki, “Diğerini de at – tek bir ayakkabı ile ne yapacağım? Bana bir şey sunmak istiyorsan…”

Adam bekledi. Dedim ki, “Neden bekliyorsun? Diğerini de at, çünkü bu şekilde ne ben, ne sen ayakkabıyı kullanabileceğiz. Ve onu sana iade etmeyeceğim, çünkü kötülüğe kötülükle karşılık verilmemeli! Bu yüzden lütfen diğer tekini de ver.” Adam şok geçirdi, çünkü inanamıyordu.


ÖZGÜRLÜĞÜ SEÇ: Sangeet’le Ankara-İstanbul-İzmir’deki Aile Dinamikleri
Seminerleri ve OSHO Aile Dizimi Çalışmaları için lütfen BURAYI TIKLAYINIZ

İlk önce, yaptığı şeye inanamıyordu; çünkü çok iyi bir adam, bir alim, ünlü bir Sanskrit alimi, bir uzmandı. Bu şekilde davranması beklenmezdi ama olmuştu işte – insanlar çok bilinçsizdir. Onun bilmeden beklediği şeyi yapsaydım her şey yolunda olacaktı. Ama diğer ayakkabıyı istemiştim ve bu, onu çok şaşırtmıştı. Sersemlemişti. Yanında oturan birine, “Diğer ayakkabısını çıkar. İki ayakkabıyı da almadan onu bırakmayacağım. Aslında ayakkabı satın almayı düşünüyordum ama bu adam çok cömert görünüyor!”

Ve ayakkabı gerçekten yeniydi. Adam geceleyin geldi, ayaklarıma kapandı ve af diledi. Dedim ki, “Unut gitsin, sorun yok… Kızmadım, bu yüzden neden seni affedeyim? Affetmek için insanın kızması gerekir. Ben kızmadım, sahneden zevk aldım. Aslında, o kadar güzel bir şeydi ki, uyuyakalan bir sürü insan aniden uyandı! Yolda gelirken bunun güzel bir fikir olduğunu, ayakkabı fırlatmaları ve uyuyanları uyandırmaları için kalabalığın içine birkaç kişi yerleştirmem gerektiğini düşünüyordum.

En azından birkaç dakika tetikte oldular, çünkü bir şey oluyordu! Sana minnettarım.”

Yıllarca bana yazmaya devam etti, “Lütfen beni affet! Beni affetmezsen yazmaya devam edeceğim.”

Ama ona şöyle dedim, “İlk önce kızmam gerekir. Affetmek kızdığımı kabul etmem anlamına gelir. Seni nasıl affedebilirim? Sen beni affet, çünkü sana kızamadım ve seni affedemiyorum – sen beni affet!”

Beni affedip affetmediğini bilmiyorum ama beni unuttu. Artık yazmıyor

 

kitabı satın al

Hakkında Amrit Sangeet

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir