30 Mayıs 2017, Salı
Önemli Haber

Hakiki Güven

Sürekli trenlerle seyahat ediyordum. Bir keresinde, Hindistan’dan Khandva’ya varmıştım ve Bombay’a giden treni yakalamadan önce bir saat boş zamanım vardı. Kompartımanda tek başıma oturuyordum; diğer yolcular inmişti, burası o trenin son durağıydı.

Gözyaşları içinde bir adam geldi. “Gözyaşlarını sil ve bana sadece hikâyeyi anlat” dedim.

“Hikâyeyi mi?”

“Her neyse, gerçek olabilir, olmayabilir. Bana sadece hikâyeyi anlat.”

“Annem öldü” dedi.

“Biliyordum!” dedim ve ona bir rupi verdim.

“Ona ihtiyacım var, çok teşekkür ederim. Bu günlerde kimse bir şey vermiyor” dedi ve gitti. Fakat sonra düşünmüş olmalı “Bu adam çok kolay aldanıyor. Detayları bile sormadan bana bir rupi verdi.” Bir palto ve şapka giydi ve geri geldi.

“Gözyaşların nerede?” dedim.

“Hangi gözyaşları?” dedi.

“Sen başka birisin, hikâyen ne?” diye sordum.
Bu defa “Babam öldü” dedi.

“Şu bir rupiyi al çünkü bir hikâye ile gelen herkese bir rupi veriyorum, annen öldü, baban öldü, yakında birisi gelecek ve karısı ölmüş olacak, başka birisi gelecek ve çocuğu ölmüş olacak. Bir saat vakit var ve bir saat için yeterli param var. Hadi acele et, acele et” dedim.

“Ne için acele edeyim?” diye sordu.

Dedim ki “Giysilerini değiştirmen gerekiyor. Hadi git.”

“Tanrım” dedi “Beni tanıdın mı?”

“Hayır” dedim “Seni tanımadım. Seni nasıl tanıyabilirim? Şapka, palto, onlar yeni! Seni daha önce şapkalı ve paltolu görmemiştim. Ve akrabaların o kadar hızlı ölüyor ki, hadi acele et, git.”

Üçüncü kez gelmeye tereddüt etti. Fakat açgözlülük öyle bir şeydir ki, onun cazibesine karşı koyamadı. Paltosunu, gömleğini çıkarttı, üzerinde sadece bir peştamal ile geri döndü. “Bu harika, çok yakışmış!

Hava o kadar sıcak ki, palto ve şapka konusunda biraz endişeliydim. Şimdi kim öldü?”

“Tanrım çok garip, fakat çok talihsiz bir gün. Haklısın, karım öldü.”

“Bir rupiyi al. Eve git ve bak bakalım birisi ölmüş mü. Çıplak gelmene gerek yok; peştamalını giymeye devam edebilirsin; çıplak olursan polis seni yakalayabilir ve başın derde girebilir” dedim “Ve benim de başım derde girebilir.”

“Senin neden başın derde girsin?”

“Çünkü burada seni bekleyip duracağım. Eğer polis seni yakalarsa, bu beni gerçekten endişelendirecek “Zavallı adama ne oldu?” diyeceğim. O kadar insan öldü ve adını bile sormadım; yoksa evine gidebilirdim. Fakat kendin ölmemen gerektiğini hatırla olur mu, yoksa rupiyi almaya kim gelecek buraya?”

Şok olmuştu. Dördüncü kez dört rupi ile geldi “Bunları geri al, kabul edemem” dedi. “Hiç kimse ölmedi. Bu benim işim. İnsanları kandırıyorum, fakat seni kandıramam.”

“Neden kandıramazsın?” dedim “Ben kandırılmaya son derece uygunum. Burada böylece oturuyorum; kandırılmak dışında yapacağım başka bir işim yok. Bu kadar uzun süre geçirmene gerek yok, tren istasyonun etrafında dön ve geri gel, bir rupi al. Bundan böyle bana hikâye anlatmana gerek yok. Sadece ellerin açık olarak gel ve ben birisinin ölmüş olduğunu anlarım.”

“Hayır” dedi “Hiç kimse ölmedi; herkes hayatta. Rupilerini geri al.”

“Neden bu kadar suçluluk duyuyorsun? Bir sorun yok, ben oyundan keyif alıyorum. Burada oturuyorum, yapacak başka bir işim yok. Ve sen işe eğlence katıyorsun, bir rupi için fena değil.”

Fakat kabul etmedi “Bugüne kadar hiç kimse bana güvenmedi. Sen ya bir çılgınsın ya da ben neler olduğunu bilmiyorum fakat sen güvenmeye devam ediyorsun. Karımın öldüğüne gerçekten inanıyor musun?”

“Gerçekten inanıyorum” dedim. “Çünkü insanlar fanidir, insanlar ölürler. Karın ölümsüz değil. Üzülme, bir gün ölecek. Bugün ölmediyse bile, yarın ölecek. Rupi sende kalsın, belki sadece hikâyeyi zamanından biraz önce anlatıyorsundur.”

sangeet aile dizimi

Sangeet’le OSHO Aile Dizimi Çalışmaları ve diğer OSHO etkinlikleri için TIKLAYINIZ

“Senden hiç para almayacağım ve bugünden itibaren insanlara yalan söyleme işini bırakıyorum. Bütün gün boyunca “ Babam öldü, annem öldü” deyip duruyorum. Karım günde bazen on iki kez ölüyor. Sen bana inanmış olan ve inanmaya hazır olan tek insansın.”

Dedim ki “Git ve evinde kaç kişinin hayatta olduğunu ve kaç kişinin ölmüş olduğunu say. Ölüler için zaten aldın; hayatta olanlar için daha fazla rupi alabilirsin. Bir gün ölecekler ve o zaman beni bulamayabilirsin… çünkü ben sadece bir saatliğine buradayım, sonra gitmiş olacağım.”

Sonraları Khandva’dan sürekli geçmeye devam ettim çünkü Nagur’a, Indore’ye, Jabalpur’a, Bombay’a gitmek için orası bir kavşaktı. O adam bana her zaman meyvelerle, çiçeklerle geldi. Ona “Bu yaptığın doğru değil, sen yoksulsun” diyordum.

“Yoksulum, fakat beni hor görmediğini anlayamayacak kadar yoksul değilim. Hiçbir insanı hor göremezsin, ondan şüphe duyamazsın. Ben senden ne alabilirim? Birkaç rupi, fakat senin insanlığa güvenini alamam” derdi.

İnsanlığa güvenmek çok büyük bir keyiftir. O senin dindarlığının bir parçasıdır. Seni kandıranlar da dâhil olmak üzere herkese güven. Onların kendi zorlukları var, onların kendi sorunları var.

GÜVEN.osho

OSHO / Güven kitabını satın almak için TIKLAYINIZ

Hakkında Osho

Bir de buna bakmaya ne dersiniz?

Kriterin Mutluluk Olsun

Asıl kriter, mutluluktur. Çünkü mutluluk sadece sana bağlıdır. Birçok rakip olduğu için başarısız olabilirsin. Sen sezginle …

3 Yorumlar

  1. Ben bu siteyi neden bulamamışım şimdiye kadar ..Meğer okunması gereken çok şey varmış burda .Hikayeyi de çok beğendim insanın pozitif düşünmesi için güçlü bir etkisi var .

    • Her şeyin doğru zamanı vardır. Sizin zamanınız gelmiş ve karşılaşmışsınız… Sizin gibi ihtiyacı olan dostlarınıza, çevrenize bir iyilik yapın ve paylaşın.. belki onların da vakti gelmiştir..

  2. Yıllardır Yurtiçin de seyahat için otostopu kullanırım. ve Şu zamana kadar hiç bir sıkıntı yaşamadım. Hep soruyorlar beni yolda alan iyi niyetli kişiler. Diyorlar ki nasıl güveniyorsun? tek bir cevabım oluyor genelde siz nasıl güvendiniz? ve eğer detaylandırmak gerekirse de bir insanın niyeti ne kadar kötü olursa olsun eğer ona güven ve iyi niyetle yaklaşırsanız en azından düşüncesi bir tık daha iyi olacaktır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir